Atatürk Cad. No: 174/1 Ekim Apt. K: 3 D: 5-6Alsancak İZMİR

Facebook Yoluyla Yapılan Haksız Rekabete İlişkin Karar İncelemesi

1.  Giriş

Gülaç Hukuk Bürosu olarak davacı tarafı temsil ettiğimiz bir davada, elektronik ticaret faaliyetinde bulunan müvekkil firmanın ürünleri hakkında sosyal medya yoluyla olumsuz yorumlar yapan rakip davalı hakkında haksız rekabetin önlenmesine ve manevi tazminata hükmedilmiştir.

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen bahse konu davada verilen karar, özellikle sosyal medya kullanımı ve haksız rekabet yönünden öncü oluşturmakta olup; işbu yazıda karar detaylarından bahsedeceğiz.

2.  Dava Konusu

Dava haksız rekabetin önlenmesi ve haksız rekabet sebebiyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini davasıdır. Davacı ve davalılar aynı sektörde, aynı ürünlerin internet üzerinden satışı faaliyetlerinde bulunduğundan birbirlerine rakip konumdadırlar.

Müvekkil davacı, yukarıda da bahsedildiği üzere internet üzerinden ticaret yapan bir şirket olup, davalı ise müvekkilce satılan ürünler hakkında şahsi Facebook hesabından olumsuz içerikte yorumlar yapmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, haksız rekabetin nerede ve ne şekilde yapılabileceğini sınırlamamış olduğundan, dolayısıyla dürüstlük kuralına aykırı tüm davranış veya ticari uygulamaların haksız rekabet kapsamına girebileceğini öngörmüş olduğundan, davalıya karşı 16.04.2018 tarihinde açılan haksız rekabetin men’i ve maddi & manevi zararları tazmini talepli dava 02.07.2019 tarihinde ilgili mahkemece kabul edilmiştir.

3.  Davaya İlişkin Bilirkişi Raporu İçeriği

Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda, dava konusu gönderinin aldığı etkileşimler incelenmiştir.

Şöyle ki, davalı tarafından bir Facebook grubunda yapılan kötüleme içerikli paylaşımın 110-150 kişi tarafından okunduğu tespit edilerek bu etkileşimin “davacının itibarını zedeleyecek kadar büyük bir kitleye ulaşıp ulaşmadığı tartışılarak” ulaşmamış olduğuna kanaat getirilmiştir.

Bunun dışında, her ne kadar sebebi gelişen piyasa şartları olsa da söz konusu paylaşımdan sonra davacının satışlarında artış olduğu bu sebeple davacının satışlarının davalıların haksız rekabete konu olacak eylem ve işlemlerinden etkilenmediği belirtilmiştir.

Davalının Facebook grubunda yapmış olduğu yorumların kötüleme mahiyetinde olduğu[1] ve haksız rekabete sebebiyet verdiği, kusur-zarar-illiyet bağı kapsamında davacının bir önceki seneye göre satışlarının artmış olması sebebiyle maddi zararının tazminine ilişkin taleplerinin reddi gerektiğini belirtmiştir.

Manevi tazminat açısından ise dava konusu gönderinin gönderi saatinden 20 saat içerisinde 11 kişi tarafından beğenilmesi, 3 kişi tarafından cevaplandığı, gönderinin ve yorumların Facebook grubu açısından etkisine bakıldığında; grupta günlük olarak paylaşılan gönderi sayısının 180 olduğu ve bu gönderilerin kaç kişi tarafından görüntülendiği düşünüldüğünde gönderinin 110-150 kişi tarafından okunduğu ve dava konusu yorumların 40-50 kişi tarafından görüntülendiği, bu nedenle dava konusu yorumların firmanın itibarını zedeleyecek kadar büyük olmaması sebebiyle davacının kişilik haklarında ağır zedelenme olmadığı sonucuna ulaşılabileceğini bildirmiştir.

4.  Mahkeme Kararı

Bu bilirkişi raporuna rağmen mahkeme, davalıların, müvekkil ürünlerini kötülediğinden bahisle haksız rekabet eylemini gerçekleştirmiş oldukları fakat 3. Kişiler yönünden yaygın olmadığı ve ağır bir şekilde haksız rekabet sonuçlarının doğmaması sebebiyle davalıların haksız rekabetinin önlenmesine karar vererek davayı kısmen kabul etmiştir.

Karar gereğince Facebook üzerinden yapılan haksız rekabetin önlenmesine ve 1.000,00-TL tutarında manevi tazminata hükmedilmiştir.

5.  Sonuç

Haksız rekabete ilişkin hükümler bütün katılanların yararına, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması olduğundan ve bunun çok büyük bir kısmını sosyal medya oluşturduğundan sosyal paylaşım sitelerinde gerçekleşebilecek haksız rekabet halleri ile ilgili uyuşmazlıkları, hak kayıplarını, uğranılan maddi manevi zararları veya henüz oluşmamış olup oluşması muhtemel olumsuz durumları ilgili davaları açıp mahkeme kanalıyla bertaraf edebilmek mümkündür.

Burada önemli olan, mahkemece de belirtildiği üzere, yapılan paylaşımın etkileşim oranlarından ziyade, eylemin dürüstlük kuralına aykırı bir davranış veya ticari uygulama olup olmadığından bahisle haksız rekabet yaratıp yaratmadığıdır.

 

Saygılarımızla,

Gülaç Hukuk Bürosu

[1] Bknz: TTK 55/1 a.1

Leave a comment